Ebru AKELOĞLU
-Öncelikle biraz kendinizden bahseder misiniz?
1962 Yılında Nazilli’de dünyaya geldim. PTT Memuru olan babamın atanması dolayısıyla ilk ve ortaöğrenimimi sırasıyla; Nazilli, Denizli-Babadağ, İzmir ve Tekirdağ’da çeşitli okullarda tamamladım. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü ‘den 1984 yılında mezun oldum. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde Yüksek lisansımı tamamladım. Askerlik görevimden sonra Bilecik Kaymakam Adaylığı kadrosunda Haziran 1989 tarihinde göreve başladım. Sırasıyla Tokat-Artova, Adıyaman-Çelikhan, Gümüşhane-Kelkit, ve Ordu-Çaybaşı Kaymakamlıkları, Kars, Niğde ve Mersin Vali Yardımcılıkları ile Boyabat Kaymakamlığı görevinde bulundum. Antalya-Muratpaşa Kaymakamlığı’nda 30.06.2008 tarihinde Kurucu Kaymakam olarak görevime başladım ve halen bu görevi sürdürmekteyim. Evli, bir çocuk babasıyım.
-Kaymakam olmak isteyenlere ne gibi önerileriniz olabilir? Siz nasıl karar verdiniz?
Kaymakamlık, idealist olmayı gerektirir. Kaymakamlık fedakarlık isteyen bir görevdir. Rahatına düşkün olan bir insan bu işi tercih etmemeli. Sabırlı olmak gerekiyor. Kaldıramayacak bir insanın bu iş için heveslenmemesini tavsiye ederim. Kaymakamlık kutsal bir görevdir.Güzel bir meslek ancak zorlukları da var tabiî ki.
-Kaymakamlık yaptığınız ilçelerle burayı kıyaslarsak en büyük ilçe Muratpaşa mı?
Evet, görev yaptığım en büyük ilçe Muratpaşa oldu. Atama yönetmeliğimize göre 6 sınıf ilçe vardır. 5’ ten başlarız sonra 6’ya gideriz. 6 mahrumiyet bölgesidir. Muratpaşa 1. sınıf bir ilçe.
Muratpaşa’ya Kaymakam olmanız Antalya’da nasıl karşılandı?
İlde vali var zaten, kaymakam nerden çıktı diyenler oldu tabiî ki de. Ancak Kaymakam yüz yüze muhatap oluyor insanlarla. Valiliğin ilçelerin tamamının gözetilmesi, denetlenmesi gibi global planlama düzeyinde görevleri bulunuyor. 2.5 yılda Antalya bunu kavradı diye düşünüyorum.
-Muratpaşa’ya geldiğinizde acil halledilmesi gereken ne gibi sorunlarla karşılaştınız?
Eğitim ve sağlıkta kalitenin arttırılması ve turizme yönelik sorunlarla karşılacağımı düşünüyordum.Ancak Muratpaşa’da gördüğüm en temel sorun gelir dağılımındaki adaletsizlik. Antalya’nın en zenginleri ve en fakirleri bir arada. Dolayısıyla bu uçurumun kapanması için sosyal politikaların uygulanması gerekiyor. Başlangıçtan beri de bununla ilgili proje geliştirmeye çalışıyoruz. İkinci sorun ise imar bozukluğu. Üçüncü sorun ise kamu hizmeti için yapılacak binalara yer olmaması. En temel 3 sorun bunlar Muratpaşa’da. Geldiğimde bu sorunlarla karşılaşacağımı beklemiyordum.

- Kamu hizmeti için yapılacak binalara yer bulunamamasından dolayı mı eski Belediye binası kaymakamlık binası olarak kullanılıyor?
Evet, maalesef yer bulunamıyor. Hükümet Konağı projemiz vardı, ancak bunu gerçekleştirmek için büyük bir alan gerekiyor. Bunu tahsis edemediğimizden dolayı şu anda burada hizmet veriyoruz.
-Muratpaşa ile ilgili projeleriniz nelerdir?
İstihdam pojeleri, sosyal projeler ve spor projelerimiz var. İstihdamla ilgili KOBİ’lerden destek alamayan vatandaşa, üretebilecek kabiliyeti varsa onlara destek sağlıyoruz. Proje başına 150, kişi başına 15 bin liraya kadar destek verebiliyoruz. Aşırı zengin ile aşırı fakirin bir arada yaşaması insanları rencide eden bir durum. Bununla ilgili projelerimiz var. Sosyal projelerimize eski eşyaların atılmaması üzerinde çalışarak başladık. Vatandaş mobilyasını yeniliyorsa eskisini atmasın başkası bundan faydalanabilsin. İlaçları doktor kontrolünden geçirip ihtiyacı olan vatandaşlara verelim. Antalya’da vatandaşın hayırseverlik durumu çok iyi. Dayanışma projelerimiz kapsamında Elazığ depreminde ve Aksu yangınında yardım gönderdik. Spor kısmına gelince bu sene kaymakamlık olarak sokak basketbolu turnuvası düzenledik. Birçok projemizi gerçekleştirdik, yeni projelerimiz için de çalışma halindeyiz.
-Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde hem nakdi hem de ayni olarak yapılan yardımlara bakacak olursak eğitime diğer hizmetlerden daha fazla önem verilmiş. Eğitim sizin için ilk sırayı mı alıyor?
Sosyal Yardımlaşma Vakfı’nın asıl amacı ihtiyacı olan vatandaşlara yardımda bulunmaktır. Biz iki konu üzerinde çok yoğunlaşıyoruz. Birincisi insanın hayatını kurtaracak olan eğitim konusu. İkincisi eğer eğitim şansı yoksa belli bir yaşı geçmişse iş imkanı sağlamaya çalışıyoruz. İmkanlarımızı özellikle bu iki konuda sonuna kadar zorlamaya çalışıyoruz.
-Muratpaşa Okuyor Projenizle kaç kişiye ulaşabildiniz?
150 binin üzerinde kişiye ulaştık. Devam eden projelerimizle bu sayı daha da artacak.
-Kaymakamlık binasına gelen vatandaşlar en çok hangi hizmetten yararlanmak için geliyorlar?
Şimdiye kadar 18 bine yakın Yeşil kart için gelen vatandaşımız oldu. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na gelenler 4500’i buldu.Sosyal Yardımlaşma Vakfı’na en çok eğitim yardımı için geliniyor. 800 civarını da diğer yardımlar kapsıyor. Tüketici Hakem Heyeti’ne gelenler geçen sene 3500’e yaklaştı. 2011 yılının başlarında olmamıza rağmen şu ana kadar 1000’e yakın başvuru oldu. Tüketici Hakem Heyeti’ne rağbet gittikçe artıyor. İnsan Hakları’na başvuru oldukça az oluyor. Bizler de bununla ilgili bilgilendirme amaçlı anketler hazırlıyoruz.
-Tüketici Hakem Heyeti’ne gelen şikayetler daha çok ne ile ilgili oluyor?
Yüzde 60-65 civarında kredi kartlarının üyelik aidatlarıyla ilgili, yüzde 15-20 kadarı cep telefonu,beyaz eşya gibi ürünlerin arızalı çıkmasından dolayı geliyor. Ya ürün değişimi istiyorlar, ya da para iadesi. Genel olarak para iadesi isteniyor. Gıda ile ilgili şikayetlerle biz ilgilenmiyoruz. Sadece garantili, faturalı ürünlere bakıyoruz. Kapıdan satışlarda şikayetler gündemde. Özellikle yaşlı kişileri kandırıp imza attırıyorlar. Adres bildirmeden boş kağıda ödeme planını yazıp gidiyorlar. Bunun dışında bankalara ödeme talimatı veriliyor. Banka bunu ödemiyor. Ödeme talimatında bulunan kişinin evinde elektrikler kesiliyor. Buzdolabındaki gıdalar bozuluyor, dolayısıyla kişi şikayetçi oluyor. Kuru temizlemeye kıyafet veriyorlar. Verdikleri kıyafet solmuş olarak geliyor. Bununla ilgili buraya şikayette bulunuyorlar. Bir çok konuda buraya şikayet için geliyorlar. Bilinçli kişi hakkını aramalıdır diye düşünüyorum.
-Peki şikayette bulunmak için ürünle ilgili herhangi bir fiyat sınırlaması var mı? Alt sınır veya üst sınır?
2 bin 600 TL’ye kadar faturalı ürünlerde başvuru kabul edebiliyoruz.
-Kişi şikayette bulunduktan kaç ay sonra sonuçlanıyor?
En fazla 3 ayda sonuçlanmış oluyor.
-İleride siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?
Prensip olarak böyle bir şeyi düşünmüyorum. Memuriyetle başlayan memur devam etmeli, siyasetle başlayan birinin de siyasete devam etmesi gerekir. Belirli bir yaştan sonra insan tüm davranış kalıplarını değiştirerek siyaseti hakkıyla yapamaz. Memur zihniyetinde olan birinin siyasete zor adapte olacağını düşünüyorum.