Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Ahmet Bilge
Ahmet Bilge

Gençliğe Hizmet Mi, Makam Arayışı Mı?

Kamu kurumları arasında en hassas olanlardan biri hiç şüphesiz gençlik ve spor alanıdır. Çünkü burada yapılan her doğru iş bir gencin hayatına dokunur, her ihmal ise bir hayalin eksilmesine neden olabilir.
Görele’de son dönemde spor camiasında ve eğitim çevrelerinde bazı rahatsızlıkların konuşulduğu görülüyor. Bunlar resmi makamların incelemesiyle netleşebilecek konular elbette; ancak dile getirilen iddiaların niteliği, üzerinde durulmasını gerektiriyor.
İlçede görevli bazı personellerin asli görevlerini ne ölçüde yerine getirdiği, sahada ne kadar aktif olduğu sorusu sıkça soruluyor. Özellikle antrenörlük ve sportif eğitim gibi doğrudan öğrenciyle temas gerektiren görevlerde, faaliyetlerin kağıt üzerinde kalıp kalmadığı yönünde bir kamuoyu algısı oluşmuş durumda.
Bazı çevreler, okullarda açıldığı belirtilen sportif eğitim programlarına fiilen katılım sağlanıp sağlanmadığının, kurs listelerinin gerçeği ne kadar yansıttığının ve çalışmaların sahada karşılığının olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini dile getiriyor. Yine mesai saatlerinin etkin kullanımı konusunda da soru işaretleri olduğu konuşuluyor. Bunlar elbette iddiadır; ancak doğru değilse bile açıklığa kavuşturulması, doğruysa da gereğinin yapılması kamu yararı açısından önemlidir.
Tüm bunların yanında en dikkat çekici söylenti ise, görev performansı tartışma konusu olan bazı kişilerin, liyakatten ziyade siyasi destekle yönetici pozisyonlarına talip oldukları yönünde. Eğer bir kamu görevlisi önce sahadaki sorumluluklarıyla değil de arkasındaki güç algısıyla anılıyorsa, burada yalnız kurum kültürü değil, kamu vicdanı da zedelenir.
Müdürlük makamı bir kariyer basamağı değil, daha büyük bir sorumluluk alanıdır. Gençlere spor disiplini kazandırması beklenen bir yapının başına geçecek kişinin, önce kendi görev disiplinine dair tereddüt bırakmaması gerekir. Aksi hâlde tartışmalar sadece kişiler üzerinden değil, kurumun tamamı üzerinden yürümeye başlar.
Burada kimseyi peşinen suçlamak doğru değildir. Ancak şu soruların resmî verilerle cevap bulması hem kurum çalışanlarını hem velileri hem de kamuoyunu rahatlatacaktır:
• Açıldığı belirtilen kurs ve eğitim programları sahada düzenli şekilde yürütülüyor mu?
• Görevlendirilen personel okullardaki faaliyetlere fiilen katılıyor mu?
• Mesai, performans ve faaliyet denetimleri düzenli ve şeffaf biçimde yapılıyor mu?
• Yönetici pozisyonları için değerlendirmelerde liyakat esas alınıyor mu?
Bu sorular dedikodu üretmek için değil, kurumsal güveni korumak için soruluyor. Çünkü gençlik ve spor hizmetleri, kâğıt üzerinde değil sahada anlam kazanır. Çocukların ve gençlerin emeği, hayali listelere ya da makam hesaplarına kurban edilemeyecek kadar değerlidir.
Görele küçük olabilir, ama gençlerin umutları büyük. O umutların gölgelenmemesi için şeffaflık, denetim ve liyakat her zamankinden daha fazla önem taşıyor.
Gerisi, ilgili kurumların sorumluluğunda.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER