Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prestij mi, Çile mi?

Trafiğe kapalı caddeler, birçok şehirde modernleşmenin ve kent estetiğinin simgesi olarak sunulur.

Trafiğe kapalı caddeler, birçok şehirde modernleşmenin ve kent estetiğinin simgesi

Prestij mi, Çile mi?
Trafiğe kapalı caddeler, birçok şehirde modernleşmenin ve kent estetiğinin simgesi olarak sunulur. Doğru bir planlamayla uygulandığında bu tür düzenlemeler şehir yaşamını kolaylaştırabilir. Ancak plansız, altyapıdan yoksun uygulamalar, söz konusu caddeleri prestijden çok çileye dönüştürür.
Giresun’daki Gazi Caddesi bu konuda olumlu bir örnek sunuyor. Cadde trafiğe kapatıldı ama bu karar gelişigüzel alınmadı. Çünkü çevresinde trafik akışını dengeleyecek alternatif güzergahlar ve geçiş noktaları bırakıldı. Her ne kadar cadde boyunca araç trafiği olmasa da, caddeye bağlanan sokaklar —örneğin Topal Sokak gibi— hala birbiriyle bağlantılı. Bu sayede, Kale yönünden gelen bir araç Şeyh Keramettin Camii önünden geçerek Aksu Çarşısı istikametine devam edebiliyor. Yani hem yaya hem de araç trafiği dikkate alınarak planlama yapılmış.
Ancak aynı yaklaşımı Görele için söylemek zor. İlçede şehircilik adına atılan bazı adımlar, hayatı kolaylaştırmak yerine içinden çıkılması zor bir karmaşaya neden oluyor. Örneğin, Dr. Erdem Dülger Bulvarı üzerinden şehir içine Hasan Ağa Camii gibi merkezi bir noktaya doğrudan ulaşmak mümkün değil. Ya Ziraat Bankası’nı dolanmak zorundasınız ya da Hasan Ali Yücel Caddesi’nden dolambaçlı bir güzergahla aynı bulvara çıkmaya çalışıyorsunuz. Bu da sağlı sollu park edilmiş araçların arasından, çift yönlü yoğun trafiğe rağmen ilerlemek anlamına geliyor.
Durum, özellikle yaz aylarında, araç sayısının insan yoğunluğunu dahi aştığı dönemlerde içinden çıkılmaz hale geliyor. Bağlantılar yetersiz, yönler kopuk. Dr. Erdem Dülger Bulvarı yolundan gelen bir araç ya Ziraat Bankası’nın önünden Fevzi Çakmak Caddesi’ne sapmak zorunda kalıyor ya da Görele Lisesi’ne kadar ilerleyip Dr. Erdem Dülger Bulvarı’na çıkıyor. Bu noktada yön seçmek değil, adeta bir labirenti çözmek gerekiyor.
Unutmamak gerekir ki kent estetiği kadar işlevsellik de önemlidir. Aksi takdirde “prestij” adına atılan adımlar, vatandaş için yalnızca zaman kaybı ve çileye dönüşür. Görele’de trafiğe kapalı alanlar, bu açıdan bakıldığında, prestij değil, abartılı bir plansızlık örneği gibi duruyor.
Bana göre, Salih Sinirlioğlu Caddesi’nin trafiğe kapatılması kent estetiği açısından doğru bir uygulama olabilir. Ancak bu kararın bir anlam ifade edebilmesi için, cadde ve sokak bağlantılarının da titizlikle planlanması gerekir.
-Kaldırılan Çınar Ağacı
Bu arada Salih Sinirlioğlu Caddesi üzerindeki çınar ağacına da değinmeden geçemeyeceğim. Bu ağaç, bir dönem araç trafiğine engel teşkil ettiği gerekçesiyle ortadan kaldırıldı. Şunu sormak gerekir: Araç trafiği varken sorun yaratmayan bir çınar, nasıl oluyor da yaya trafiğine engel sayılıyor? Oysa belediye, trafiğe kapatılmış bu caddede, çınarın çevresini daha işlevsel hâle getirerek onun gölgesini bir dinlenme ve serinleme alanına dönüştürebilirdi. Betonla yarışmak yerine, doğayla uyum içinde bir planlama çok daha anlamlı olurdu. Çünkü bazen prestij, en çok bir çınarın gölgesinde hissedilir.