Çevremizde, hayatımıza dokunan, saygı duyduğumuz, sevdiğimiz insanlara dair duygularımızı genellikle onların aramızdan ayrıldığı an yazma gereği duyarız. Oysa, bazen bir değişiklik yapmalı, bu kadim kuralı bozmalıyız.
Bugün, henüz aramızda olan ve çevresindeki insanlara yılların biriktirdiği bilgi ve tecrübeleri aktararak hayatını adayan bir isim var: Yaşar Çakır.
Bu şehirde, “televizyoncu” ya da “radyocu” denildiğinde, bir döneme damgasını vuran Yaşar Çakır’ı tanıyanlar bilir, tanımayanlar için yazmak gerekirse, sadece bir televizyoncu ya da radyocu olmanın ötesindedir. O, bu şehrin ilk radyosunu kuran, karasal yayınların önünü açan, vericilerin kurulmasından ayarlanmasına kadar her detayda emeği bulunan bir isim. Ulusal ve yerel kanalların aranan teknik adamı…
Giresun basınındaki birçok ismin yetişmesinde katkısı büyük. Yaşar Çakır, belki de çoğumuzun gözünde sadece bir televizyoncu olarak kalmıştır, ama o, çok daha fazlasıdır. Gerçekten, o bir entelektüeldir.
Birçok insanın gözünde sadece ihtiyaç duyulan dönemin bir isim olarak kalan Yaşar Çakır, aslında hayatını okumaya, öğrenmeye ve bilgiye adayan bir kişiliktir. Hayatını boşa harcamamış, her konuda okuduklarıyla, araştırmalarıyla, bilmediğini bilen insanlarla yaptığı sohbetlerle bilgilerini bir çığ gibi büyütmüştür. Bugün bile, bir köşeye çekilmek yerine hala okumakta, hala öğrenmekte ve öğrendiklerini çevresindekilere aktarmakta…
Yaşar Çakır, sahip olduğu bilgi birikiminin, yalnızca kendisine ait bir hazineden ibaret olmasını istemiyor. Onun en büyük arzusu, yıllar içinde kazandığı tüm bilgilerin başkalarının belleğinde yaşamaya devam etmesi. Kendi bilgilerinin bir kuşaktan diğerine aktarılarak zaman içinde silinip gitmesini istemiyor. O, ne yazık ki unutulmuş bir geçmişin değil, yaşayan, nefes alan bir bilginin izlerini bırakmak istiyor ardında.
Bu, onun dünyasında bir tutku haline gelmiştir. Öğretmek, öğrenmeye devam etmek, hayatı bir anlamda yeniden inşa etmek onun yaşam biçimi olmuştur.
Günümüzün hızla değişen dünyasında, bazen bilgiyi sahiplenme ve gizleme eğiliminde oluruz. Ancak Yaşar Çakır, bilgiye dair en değerli şeyin onu başkalarıyla paylaşmak olduğuna inanır. Nerde ne zaman yeni bir kitap, dergi çıksa bir makale yayınlansa mutlaka okur ve okuması için çevresindekilerle paylaşır, paylaşmakla kalmaz yorumlar ve tartışır.
Bu yazıyı, onun yıllar içinde edindiği birikimlerinin bir kısmına duyduğum saygıyı, minnettarlığı ifade etmek için kaleme aldım. Çünkü onun bu dünyadan gelip geçerken bıraktığı izleri, başkalarına öğretmek ve aktarmak adına yapabileceğimiz en değerli şeyin, onu hatırlamak, onun bilgilerini yaşamaya devam etmek olduğuna inanıyorum.
(Ahmet Bilge)
Ahmet Bilge

YORUMLAR