Bazı hayatlar, büyük harflerle yazılmasa da satır aralarında derin izler bırakır. Ersen Konal’ın yaşamı da tam olarak böyle bir hikâye…
Her biri anlam yüklü harflerin arasına gizlenmiş bir mürekkep ve kağıt kokusu, yılların fısıldadığı bir emek öyküsü. Matbaacılık sektörünün kalbi Çağaloğlu’nda sıcak kurşun harfleri arasında şekillenerek başlayan yolculuk, Giresun’da bir ömür boyu sürecek yaşam biçimine dönüştü.
Çocukluk yılları, hayata karşı güçlü durmayı gerektiren bir savaşı andırıyordu. Annesinin hastalığı nedeniyle bir şehirden diğerine savrulan Ersen Konal, ancak öğrenmeye olan azmini bir an olsun kaybetmedi. Ne var ki hayat, her zaman adil davranmaz. 1952 yılında annesinin vefatı, onun eğitimini yarıda bırakmasına neden olsa da, Ersen Konal mürekkep kokusundan ve harflerden asla vazgeçmedi. Kalemi değil, mürekkebe dokunan elleriyle hayata tutundu.
Geçimini sağlamak için girdiği Sirkeci’nin telaşlı sokaklarında, bir yanda şeker satarken, diğer yanda hayatın tatlı ve acı yüzlerini öğreniyordu.
Fakat onun gerçek hikayesi, Cağaloğlu’nun basın dünyasına attığı adımla başladı. Bu adım, yalnızca bir iş kapısı değil, bir yaşam biçimi oldu. Dizgi makinelerinin başında geçirdiği yıllar, ona sadece gazeteciliği değil, matbaanın derinliklerini de öğretti. Hürriyet’ten Milliyet’e, Tercüman’dan Son Saat’e kadar pek çok gazetede dizgi operatörü olarak çalışarak, kelimelere şekil verdi. Ancak Ersen Konal’ı asıl anlatan şey, Yeşilgiresun Gazetesi’ne kattığı ruhtu.
Yeşilgiresun, Giresun basın tarihinde önemli bir yer tutarken, Cumhuriyet’le yaşıt olan bu gazete, Merhum Hasan Öğütcü’nün ellerinde yeniden hayat buldu. 1970’lerde, matbaacılık sektöründe bir dönüm noktasına dönüşen dizgi makinesi, Giresun’a kazandırılmıştı. Ancak dizgi operatörü bulmak o kadar da kolay değildi. O yıllarda, matbaanın ve basının kalbi olan Cağaloğlu’nda, bu işin aranan ismi hiç kuşkusuz Ersen Konal’dı. Hasan Öğütcü’nün, Ersen Konal’ı Giresun’a ikna etmesiyle, onun hikayesi artık Giresun’da devam etti.
Konal, kendi topraklarına döndüğünde, Karadeniz’in mürekkep kokusuna karışan rüzgarında bir iz bırakmayı başardı. Giresun’da harfler bir kez daha sıralandı, ama bu sefer sadece bir gazetenin başlığı değil, bir şehrin tarihi ve kültürü dizgileniyordu.
Ersen Konal, sadece bir dizgi ustası değil, aynı zamanda futbolsever kimliğiyle de tanınırdı. Giresun’un sahalarında ter döken, futbolun büyüsüne kapılan, şehrinin takımlarına hem futbolcu hem de yönetici olarak katkı sağlayan bir isimdi. Hayatında sadece harfleri değil, tüm yaşamı dizginin başında ustalıkla sıralayan bir emekçiydi.
Bazı insanlar anıtlar dikerek ölümsüzleşir, bazıları ise kelimelerle. Ersen Konal’ın hayatı da basılı kağıtlara işlenen bir hikâye gibi, zamana direnen satırlarda yaşamaya devam edecektir. Çünkü o, ne sadece bir meslek erbabıdır, ne de sıradan bir yaşamın peşinden gitmiştir. Ersen Konal, kelimelerle örülmüş bir efsanedir; harflerin arasında kaybolmayan, her zaman var olmayı başaran bir iz bırakmıştır.
Yeşilgiresun Gazetesi #Ersenkonal
Ahmet Bilge

YORUMLAR